Temel SaÄŸlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden “10-14 Ekim Dünya Ruh SaÄŸlığı Haftası” dolayısıyla yapılan açıklamada, insanda ruh ve bedenin beraber çalışan iki oluÅŸum olduÄŸuna dikkat çekilerek, herhangi birinde meydana gelen hastalığın diÄŸerinde de denge bozulmasına ve hastalıklara yol açtığı belirtildi.
Bedensel hastalığın kiÅŸide ruhsal olarak üzüntü, keder, sıkıntı gibi olumsuz duygulara neden olduÄŸu ve ruhsal sorunların da […]
Psychopharmacology dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde, 6 hafta boyunca günde 4 bardak çay içen erkeklerde çay yerine başka bir içecek tüketenlere oranla stres hormonu kortizol seviyesinin daha düşük olduğu tespit edildi.
İngiliz bilim adamlarının yaptığı araştırma bu kişilerin stres seviyelerinin yükseltilmesi için verilen görevlerden sonra büyük bir rahatlama hissettiklerini gösterdi.
AraÅŸtırmanın yazarlarından, London College Üniversitesi’nde Epidomoloji ve Kamu […]
Birçok hastalığa davetiye çıkaran ve sıkışık trafikte doruğa çıkabilen stres, kontrol altına alınabiliyor. Bunun için öncelikle derin bir nefes almak sonra da hareketli müzik dinlemek yeterli. Memorial Hastanesi’nden Uzman Psikolog Dr. Aslıhan Tokgöz Tozlu, sıkışık trafikte stres kontrolü ile ilgili bilgi verdi.
Sıkışık trafikte araç içindekilere neler yapmalarını önerirsiniz?
• Klasik müzik dinlemek sakinleÅŸtiricilik açısından çok önemli. […]
İnsan zihninin dinç kalabilmesi için geleceğe dönük hiçbir endişeli fikir taşımaması gerekir. İnsanın yaşanmış bitmiş olan geçmişteki kötü anı ve acı hatıraları, güncel olaylardan hareketle bugüne asla taşımaması gerekir.
Stresli ve gergin bir hayat beyinde geri dönüşümsüz hücre göçüne yol açmaktadır. Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Arif Verimli bu konuda önemli uyarılarda bulunuyor.
- Asla bir eleÅŸtiri, öneri […]
En sık görülen psikiyatrik hastalık olan depresyonda aile öyküsü etkili. Yapılan araştırmalara göre anne - babalarında, büyük anne ve büyük babalarında depresyon görülen kişilerde de yüzde 60 oranında depresyona yatkınlık görülüyor.
Yine aynı araştırmada ailesinde iki nesilde de depresyon hikayesi olan kişilerde diğerlerine oranla 2 kat daha fazla risk bulunuyor.
Kadınlar risk altında
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri […]
Obsesyonlar yani saplantı ve takıntılı zorlantılı düşünceler ve bunların neden olduÄŸu tekrarlayıcı eylem ve ritüellerden oluÅŸan sendrom pek çok kiÅŸide mevcut. Obsesyonlar arasında, halkın arasında en çok bilineni “temizlik hastalığı”. Sık el yıkama ya da temizlenme davranışlarıyla kendini gösteriyor.
Uzmanlar, “Obsesif olmak kiÅŸinin iradesiyle iliÅŸkili mi” sorusuna “hayır” diyor. Obsesyon irade dışında beyne sokulmuÅŸ gibi ortaya […]
SaÄŸlıklıysanız, mutlu olmanız gerekir. Peki bu soruya kaç kiÅŸi “Evet saÄŸlıklıyım” diyebilir? DoÄŸayı yok edip kentlerdeki duvar bloklarına saklandığımızdan bu yana ruh saÄŸlığımız hep bozuk. DoÄŸadan kopmak bize asabiliÄŸi ve ruhsal çöküntüleri de beraberinde getirdi. Ve artık günümüz insanı, bu asabiyetten ve depresyondan kurtulmak için bir doÄŸu felsefesi olan “yoga” ile yakından ilgileniyor.
Yoga, binlerce yıl […]
Yrd. Doç. Dr. Ergenekon, yaptığı açıklamada, “duygusal taciz” olarak ifade edilebilecek olan psikolojik ÅŸiddetin (mobbing), yıldırma, bastırma, sindirme, yok sayma, psikoterör veya soyut ÅŸiddet uygulamayı içerdiÄŸini söyledi.
Duygusal tacizin örgütsel çatışmanın, verimsizliÄŸin ve motivasyon eksikliÄŸinin kaynağı olarak görüldüğünü ifade eden Ergenekon, bu davranış biçiminin, çalışanlara üstleri, astları veya eÅŸit düzeyde olanlar tarafından sistematik biçimde uygulanan her […]
Son yıllarda gençler arasında giderek artan oranda depresyon görülüyor. Bu sorunun eskiden orta yaÅŸ ve üzerinde daha sık görülürken ÅŸimdi çok genç yaÅŸlara inmiÅŸ olmasının nedenleri ciddi bir sosyal araÅŸtırma konusu. Gençlerin eÄŸitim sorunları ve özellikle de gelecek kaygıları nedeniyle kendilerini karamsar ve umutsuz bir psikoloji içine soktukları bilinen bir gerçek ancak kiÅŸiyi depresyona genellikle […]
Yediklerimiz ve beynimiz
Tükettiğimiz besinler, beynimizde bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ve oradan da uyarının türüne göre beynimizi ilgilendiren emir merkezine ulaşır.
Kimyasal mesajları taşıyan Nörotransmiterlerin üretiminde veya serbest bırakılmasında yediğimiz besinlerin büyük etkisi vardır. Nörotransmiterler beyinin emir merkezine vücudun istemleri olan tokluk, açlık, acı, endişe gibi uyarıları iletmekle yükümlüdür.
Sıcak bir maddeye dokunduÄŸumuz anda nörotransmiterler […]