<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.0.4" -->
<rss version="2.0" 
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>TR-Sağlık</title>
	<link>http://www.tr-saglik.com</link>
	<description>Sağlıklı bir yaşam için</description>
	<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:55:12 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.0.4</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Guatr</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/guatr-2.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/guatr-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:55:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/guatr-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Guatr boğazımızdaki salgı bezi olan tiroid bezinin büyümesinden oluşur. Tiroid bezi nefes borumuzun hemen yanında olup hormon üreten bir bezdir. 
T3 ve T4 hormonları denen bu hormonlar metabolizmamızın hızını, bebeklerin büyümesini, gelişimi ve zekasını bağırsak ve üreme sistemini ve birçok fonksiyonu etkiler. Diğer hormonlarla çalışıp fiziksel ve psikolojik streslere adaptasyonumuzu ayarlar.
T3 veT4 hormonları, iyot ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Guatr boğazımızdaki salgı bezi olan tiroid bezinin büyümesinden oluşur. Tiroid bezi nefes borumuzun hemen yanında olup hormon üreten bir bezdir. </strong></p>
<p><font class="t808080x14">T3 ve T4 hormonları denen bu hormonlar metabolizmamızın hızını, bebeklerin büyümesini, gelişimi ve zekasını bağırsak ve üreme sistemini ve birçok fonksiyonu etkiler. Diğer hormonlarla çalışıp fiziksel ve psikolojik streslere adaptasyonumuzu ayarlar.<br />
T3 veT4 hormonları, iyot ve aminoasitleri kullanarak hormon ürettiğinden iyotun az olduğu bölgelerde guatr ve kalıtsal guatra çok sık rastlanılır.</p>
<p>Tedavi sırasında, doktor öykünüzü dinledikten sonra yutkunmanızı isteyerek boğazınızı muayene eder. Yapılacak T3 veT4 testleri, ince iğne biopsisi, tiroid ultrasoundu, tiroid Sintigrafisi incelenerek tedaviye başlar.</font>
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/guatr-2.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Koroner Kalp Hastalıkları</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/koroner-kalp-hastaliklari.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/koroner-kalp-hastaliklari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:48:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/koroner-kalp-hastaliklari.html</guid>
		<description><![CDATA[Bu hastalığın gerek oluşumunu önlemek, gerekse oluştuktan sonra komplikasyonları ve tekrarlayan klinik olayları azaltmak büyük önem taşımaktadır
İleri yaşta Koroner Kalp Hastalığı (KKH) gelişmiş Batılı ülkelerde ölümün en sık nedenidir. Ülkemizde de durum artık farklı değil. Türkiye genelinde erişkinlerde kalp hastalığı sıklığı Karadeniz ve Marmara bölgelerinde en yüksek oranlardadır.Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gelişmiş Batılı ülkelerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bu hastalığın gerek oluşumunu önlemek, gerekse oluştuktan sonra komplikasyonları ve tekrarlayan klinik olayları azaltmak büyük önem taşımaktadır</strong></p>
<p><font class="t808080x14">İleri yaşta Koroner Kalp Hastalığı (KKH) gelişmiş Batılı ülkelerde ölümün en sık nedenidir. Ülkemizde de durum artık farklı değil. Türkiye genelinde erişkinlerde kalp hastalığı sıklığı Karadeniz ve Marmara bölgelerinde en yüksek oranlardadır.Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi gelişmiş Batılı ülkelerde KKH&#8217;na bağlı ölümlerin sayısı diğer tüm hastalıklar ve kanser ölümlerinin toplamından daha fazladır. Bu nedenle, koroner arter hastalığı gelişiminde etken risk faktörlerini belirlemek amacıyla yoğun epidemiyolojik çalışmalar yapılmıştır.</p>
<p>Bu çalışmalara paralel olarak sürdürülen klinik ve laboratuvar çalışmalar ile aterosklerozun oluşumu aydınlatılmış, koroner kalp hastalığına yol açan endojen ve çevresel faktörler net olarak belirlenmiştir.</p>
<p><strong>Koroner kalp hastalığı için belirlenen bağımsız risk faktörleri şöyle sıralanabilir: </strong></p>
<p>- Hiperkolesterolemi<br />
- Sigara kullanımı<br />
- Hipertansiyon<br />
- Diyabet<br />
- Aile öyküsü<br />
- Yaş (erkekde 45, kadında 55 yaş üzeri)<br />
- HDL (Yüksek dansiteli kolesterol) düzeyinin 35 mg/dl altında olması</p>
<p>HDL&#8217;nin 60 mg/dl üzerinde olmasının ise koruyucu bir faktör olduğu saptanmıştır.</p>
<p>Koroner kalp hastalığı için en önemli risk faktörlerinden biri hiperkolesterolemidir. LDL (düşük dansiteli lipoprotein) kolesterol ateroskleroz gelişmesinde en önemli katkısı olan lipid fraksiyonudur.</p>
<p>Plazmada LDL kolesterolün artması ile damar cidarında depolanma ve iltihabı hücre yanıtının başladığı günümüzde kabul edilmektedir. Aterom plağındaki LDL (kolesterol plazma ile sürekli dinamik bir değişim içinde olup plağın giderek büyümesini sağlar.</p>
<p>Madem toplumumuz erişkin hayata kolesterol açısından iyi başlıyor, o zaman biz 20&#8242;li yaşlardan itibaren iyi bir eğitimle çevresel riskleri azaltır, diyetin olumsuz yönde değişmesini önler ve fizik aktiviteyi artırırsak, uzun dönemde populasyonun riskini düşürebiliriz demektir.</p>
<p>Risk faktörlerinden sigara içimi konusunda, halen sigara içicisi olan ve bırakmış olanları çok fazla ayırmamak gerekmektedir. Çünkü bilindiği gibi, birçok koroner vakası hastalanınca sigara içmeyi bırakmaktadır.</p>
<p>Çalışmalarda 30-59 yaş arası kadınlarda sigara içimi KKH için anlamlı bir risk faktörü olarak ortaya çıkmıştır. 60 yaşından genç erişkin kadınlarda kanda hem kolesterol yüksekliği, hem de diyabet varlığı koroner arter hastalığı için anlamlı bir risk faktörüdür. Erkeklerin çok yaygın olarak kullandığı sigaranın 30 yaşın üzerindekiler için risk bakımından sınırda bir anlam taşıdığı gözlenmiştir.</p>
<p>Diğer bir risk faktörü olan hipertansiyon, özellikle erkeklerde KKH riski açısından ciddi bir anlam taşımaktadır. Hipertansiyonu bulunan erkek koroner arter hastalarında hipertansiyon o birey için 5/8 oranında nedensellik taşımaktadır. Toplumumuzda koroner hastalık için en önemli etkenin gerek erkek gerekse kadında hipertansiyon olduğunu söylemek mümkündür.</p>
<p>Sistolik kan basıncında her 10 mmHg&#8217;lık yükselme koroner kalp hastalığı riskini %2 oranında artırmaktadır. Hipertansiyon (140 ve/veya 90 mmHg) çok yaygın bir risk faktörü olup halen 5 milyon erkek ve 6 milyon kadınımızda bulunduğu tahmin edilmektedir.</p>
<p>Koroner kalp hastalığının başlıca etkenlerinden biri olan diyabet, toplum sağlığı açısından artan öneminden ötürü, Amerikan Kalp Birliği tarafından geçen yıllarda yeni olarak majör risk faktörleri arasına resmen alınmıştır.</p>
<p></font></p>
<div>
<div>
<div><strong>Kadınlarda daha fazla görülüyor<br />
</strong>Açlık kan şekeri 130 mg/dl ya da yemek sonrası 1.5-2.5 saatler arası kan şekeri 170 mg/dl bulunanlar ile öyküsünde diyabet verenler şeker hastası olarak kabul edildiklerinde, kadınlarda daha fazla olmak üzere, diyabetik hasta sayısı son yıllarda hızla artmaktadır. </p>
<p>Erişkin tipi diyabetli vaka sayısı son 8 yılda 1 milyondan 1.66 milyona çıkmıştır. Bundan nüfus artışı ve nüfusun yaşlanmasının dışında, şişmanlığın ve oturgan hayat tarzının artması gibi çevresel faktörler de sorumludur. Kentsel ve kırsal kesimlerde diyabet sıklığına bakıldığında kent erkeklerinde tüm yaşlarda kırdakilere göre daha fazla diyabetli olduğu görülmüştür.</p>
<p>Coğrafi bölgeler arasında erkekler için en yüksek diyabet sıklığı Karadeniz bölgemizdedir. Aslında toplumumuzda giderek arttığını söylediğimiz diyabet bugün için Amerikan halkı gibi gelişmiş bir toplumda ve gelişme yolundaki ülkelerde bile hızla artış göstermektedir.</p>
<p>Bu artışın altında özellikle kadınlarda 40 yaşından sonra aşırı kilo alımı ve fizik aktivitenin hayli düşük olmasının yattığı düşünülmektedir. Ayrıca bir pıhtılaşma faktörü olan fibrinojen seviyelerinin diyabetik kadınlarda anlamlı ölçüde yüksek olması koroner kalp hastalığı riskini daha da artırmaktadır. Erkek diyabetiklerde fibrinojen düzeyi sınırda bir anlam taşımaktadır.</p>
<p><strong>Erkekte obezite sıklaşıyor</strong><br />
40 yaşını aşkın kadınların genelde şişman olduğu ülkemizde, obezite erkeklerde pek sorun olmasa da, giderek sıklaşmaktadır. Obezite gerek erkekte, gerekse kadında KKH için bağımsız bir risk faktörüdür. Hiperkolesterolemi, hipertansiyon ve diyabetin obezite ile sıklıkla birlikte olması nedeniyle etkisini bunlardan ayırmak güçtür.</p>
<p>Beden kitle indeksindeki bir birimlik artış KKH mortalitesinde %-5 artışa neden olmaktadır. Başka bir ifadeyle vücut ağırlığındaki 1 kg kadarlık bir artış koroner kalp hastalığına bağlı ölüm oranında %-15. artışa yol açmaktadır. Obezitenin değişik tanımları olmakla beraber genelde kabul edilen görüş, ideal vücut ağırlığında % 0artıştan fazlasıdır.</p>
<p>Doğu Avrupa ve Akdeniz ülkelerinde daha yüksek bir obezite oranı vardır. Yine yapılan çalışmalarda yağın vücutta dağılım özelliğinin de önemli bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Santral obezite yağın daha çok karın bölgesinde toplanmasını ifade eder ki gerek erkek gerek kadında ciddi bir risk faktörüdür.</p>
<p>Obezitenin önlenmesi kardiyovasküler hastalıklardan korunmanın temel ilkelerinden biridir. Kilo almayı genç yetişkinlik döneminden itibaren önleyerek, fiziksel aktiviteyi artırarak, beslenme alışkanlıkları açısından kişileri bilinçlendirerek KKH bağlı ölümlerin önemli bir bölümünü engellemek mümkün olacaktır.</p>
<p>Sadenter hayat KKH&#8217;na yatkınlığı artıran bir risk faktörü olarak giderek daha fazla önem taşımaktadır. Masa başı çalışanları, dikiş ve örgü ile uğraşanlar ve günde 1 km&#8217;dan az yürüyenler için risk daha da fazla olmaktadır. Fiziksel etkinlik kan basıncını düşürebileceği gibi, kan yağlarını, diyabeti ve obeziteyi kontrol altına almada yararlıdır.</p>
<p>Şişmanlığın önlenmesine, plazma LDL kolesterol ile trigliserid düzeylerinin düşmesine ve HDL kolesterol düzeylerinin artmasına, yüksek fiziksel etkinlik yardımcı olmaktadır. Ayrıca orta yaşlı veya yaşlı kişilerde yaşam tarzında ılımlı bir fiziksel etkinliği benimseyen hafif bir değişikliğin bile, koroner kalp hastalığına bağlı ölümleri azalttığı bilinmektedir. Ayrıca düzenli egzersizin, doğrudan bir etkiyle, aşırı bir eforun miyokard enfarktüsünü tetiklemesini önleyebileceği anlaşılmıştır.</div>
<div>
<div><strong>Ani kroner tıkanma<br />
</strong>Yaş, kolesterol düzeyi, kan basıncı ve sigara kullanımı gelişebilecek miyokard enfarktüsü riski açısından değerlendirildiğinde potansiyel miyokard enfarktüsü olgularının %2&#8217;sini izah etmektedir. Değişik çalışmalardan elde edilen bulgular ışığında kanda pıhtılaşma mekanizmasının sadece aterosklerotik plakların oluşumunda değil, aynı zamanda ani gelişen bir koroner tıkanma açısından da önemi ortaya çıkarılmıştır. </p>
<p>Bir pıhtılaşma faktörü olan fibrinojenin seviye yüksekliği önem kazanmaktadır. Plazmada normal sınırları 1.5-4-5 g/L düzeyinde bildirilen fibrinojenin normal şartlarda üretilip fizyolojik durumlarda tekrar yıkımı özellikle damar duvar bozukluklarında olumsuz yönde etkilenmekte, diğer risk faktörlerinin varlığında KKH riskini iyice artırmaktadır.</p>
<p>Özellikle sigara içimi ve yaşlı erkeklerde plazma fibrinojen seviyesi anlamlı yüksek bulunurken, kadında bel çevresi, plazma trigliseridi ve HDL kolesterol fibrinojenin bağımsız etkeni olarak bulunmuştur.</p>
<p><strong>Rakamlar kaygı verici</strong><br />
Nüfusumuz gelişmekte olan toplumlardaki gibi genç yapıdayken, halkımızdaki koroner hastalıktan ölüm oranının, yaşlı nüfus yapısına sahip gelişmiş toplumlardaki kadar yüksek olması, hem günümüz, hem de gelecek için kaygı vericidir. Koroner kalp hastalığı klinik olarak ortaya çıktıktan sonra uygulanan tıbbi, cerrahi ve girişimsel tedavi yöntemleri belirli olup yüksek bir maliyet getiremktedir. Bu yöntemlerin uygulanması bir bakıma konunun kolay yönünü oluşturmaktadır.</p>
<p>Oysa yapılan çalışmalar göstermektedir ki, koroner ateroskleroz önemli ölçüde önlenebilen veya geciktirilebilen bir hastalıktır. Bu nedenle uzun bir süreci kapsayan bu hastalığın gerek oluşumunu önlemek, gerekse oluştuktan sonra komplikasyonları ve tekrarlayan klinik olayları azaltmak büyük önem taşımaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak koroner kalp hastalığının gerek primer gerekse sekonder korunması için öncelikle yaşam şeklinin değiştirilmesi yani, nonfarmakolojik yaklaşmaları ve sonra klasik tedavi yöntemlerini savunmak gerekmektedir.</div>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/koroner-kalp-hastaliklari.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Kalın Bağırsak Kanseri</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/kalin-bagirsak-kanseri.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/kalin-bagirsak-kanseri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:44:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/kalin-bagirsak-kanseri.html</guid>
		<description><![CDATA[Daha önce ailesinde kalınbağırsak kanseri görülen kişilerde risk iki kat artmaktadır. Ailesel adenomatöz polipozisi olan kişilerde kalın bağırsak kanseri görülme oranı yüzde yüzlere çıkmaktadır. Yaygın ülseratif kolit ve crohn hastalığı olan kişilerde de kalın bağırsak kanseri görülme riski artmıştır. Çok tüketilen kırmızı et, hayvansal yağ ve protein tüketen az miktarda sebze, meyve ve lif alan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce ailesinde kalınbağırsak kanseri görülen kişilerde risk iki kat artmaktadır. Ailesel adenomatöz polipozisi olan kişilerde kalın bağırsak kanseri görülme oranı yüzde yüzlere çıkmaktadır. Yaygın ülseratif kolit ve crohn hastalığı olan kişilerde de kalın bağırsak kanseri görülme riski artmıştır. Çok tüketilen kırmızı et, hayvansal yağ ve protein tüketen az miktarda sebze, meyve ve lif alan kişilerde bu risk artmaktadır. Şişmanlıkla bu kanser arasında bir paralelelik uzun süreli araştırmalar sonrası ortaya çıkmıştır. Buna karşın, antioksidanlar, folik asit, kalsiyum ve D7 vitamininin koruyucu etkisi olduğu anlaşılmıştır.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/kalin-bagirsak-kanseri.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Mide Kanseri</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/mide-kanseri-2.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/mide-kanseri-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/mide-kanseri-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Tuzlu, nişastalı ve tütsülenmiş yiyecekerin mide kanseri riskini artırıcı besinler olduğu biliniyor. Taze sebze ve meyve tüketiminin mide kanserine yakalanma riskini azalttığı düşünülmektedir. Ayrıca düzensiz beslenme A kan gurubu ve sigara içme bu riski artırıcı diğer faktörlerdir.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tuzlu, nişastalı ve tütsülenmiş yiyecekerin mide kanseri riskini artırıcı besinler olduğu biliniyor. Taze sebze ve meyve tüketiminin mide kanserine yakalanma riskini azalttığı düşünülmektedir. Ayrıca düzensiz beslenme A kan gurubu ve sigara içme bu riski artırıcı diğer faktörlerdir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/mide-kanseri-2.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker Krizi</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/seker-krizi-2.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/seker-krizi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/seker-krizi-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Şeker krizi, hastada açlık hissi, baş dönmesi, terleme hatta bayılmayla kendini gösterebilir.
- Hasta eğer kendi alabiliyorsa ağızdan şekerli su almalı ya da hastaya önceden kullanıyorsa inisülin ve ilaç olarak kullanılan bir hormonu verilmeli. Glikoz tabletleri bu krizi atlatmasında yardımcı olabilir.
- Eğer hastayı baygın bulduysanız en yakın sağlık kuruluşuna götürün ve ağızdan şekerli su vermenin yollarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şeker krizi, hastada açlık hissi, baş dönmesi, terleme hatta bayılmayla kendini gösterebilir.</p>
<p>- Hasta eğer kendi alabiliyorsa ağızdan şekerli su almalı ya da hastaya önceden kullanıyorsa inisülin ve ilaç olarak kullanılan bir hormonu verilmeli. Glikoz tabletleri bu krizi atlatmasında yardımcı olabilir.<br />
- Eğer hastayı baygın bulduysanız en yakın sağlık kuruluşuna götürün ve ağızdan şekerli su vermenin yollarını bulun.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/seker-krizi-2.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Viral Hepatit</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/viral-hepatit-2.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/viral-hepatit-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2008 15:39:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Dahiliye</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/viral-hepatit-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Bütün dünyada oldukça yaygın bir hastalık grubu olan viral hepatitler, halk arasında &#8220;sarılık&#8221; olarak tanımlanıyor. Ancak sarılık, viral hepatitlerin yalnızca bir bulgusu.
Karaciğer iltihabına yol açıyor
Hastaların çoğu sarılık olmadan bu hastalığı geçiriyor. Viral Hepatit ;virüslerin yol açtığı karaciğer iltihabı.
Virüsler vücuda kan yada ağız yolu ile girerek karaciğere yerleşip çoğalarak karaciğer hücrelerini hasara uğratıyor ve karaciğerin işlevlerini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bütün dünyada oldukça yaygın bir hastalık grubu olan viral hepatitler, halk arasında &#8220;sarılık&#8221; olarak tanımlanıyor. Ancak sarılık, viral hepatitlerin yalnızca bir bulgusu.</p>
<p><strong>Karaciğer iltihabına yol açıyor</strong><br />
Hastaların çoğu sarılık olmadan bu hastalığı geçiriyor. Viral Hepatit ;virüslerin yol açtığı karaciğer iltihabı.</p>
<p>Virüsler vücuda kan yada ağız yolu ile girerek karaciğere yerleşip çoğalarak karaciğer hücrelerini hasara uğratıyor ve karaciğerin işlevlerini bozuyor.</p>
<p>Bugüne kadar hastalık yapan beş tane hepatit virüsü saptandı. Bunlar A, B, C, D ve E tipi hepatit virüsleri.</p>
<p>Viral Hepatit hastalığının belirtileri arasında aşırı halsizlik, çabuk yorulma, bulantı, kusma, çay rengi idrar, belirsiz eklem ve kas ağrıları, sarılık yeralıyor.</p>
<p><strong>Halk arasında bulaşıcı olarak biliniyor</strong><br />
A ve E tipi viral hepatitler halk arasında &#8220;Bulaşışıcı Sarılık&#8221; olarak bilinen bir hastalık. Bulaşıcı sarılıkta ani başlayan ,belirgin işaretler veren hastalık tablosu oluşuyor ve kendiliğinden iyileşiyor.</p>
<p><strong>Koşulların kötülüğü tetikliyor</strong><br />
Bulaşıcı sarılığa, koşulları kötü olan toplumlarda sık rastlanıyor. Bulaşıcı sarılığa neden olan A ve E tipi hepatit virüsleri hastaların dışkılarında bulunuyor.</p>
<p>Dışkıların bulaştığı su ve yiyeceklerle yada yakın temas yolu ile geçiyor. Kan yolu temas sonucu bulaşma yok denecek kadar az.</p>
<p>Bulaşıcı sarılığın en iyi tedavisi istirahat ,dengeli ve yeterli beslenme. Bulaşıcı sarılık, büyük oranda dışkı ve ağız yolu ile bulaşıyor. Bu yol ile bulaşmanın önlenmesi bir alt yapı sorunu.</p>
<p>Kişisel korunmada ise,temizlik kurallarına dikkat etmek gerekiyor. En etkili kişisel korunma, hasta kişilerin sağlıklı kişilerle temasının denetlenmesi. Hastaya ait eşyaların kullanılmaması gerekiyor.</p>
<p>Hasta kişilerin başkalarına kesinlikle yiyecek hazırlamaması gerekiyor. Kullanılan mutfak eşyası ,elbise ,çarşaf gibi eşyaların sabun ve sıcak suyla yıkanması gerekiyor.</p>
<p><strong>&#8216;Gizli sarılık&#8217;</strong><br />
B,C,D tipi viral hepatitler, halk arasında &#8220;Gizli Sarılık&#8221; ya da &#8220;Kara Sarılık&#8221; olarak biliniyor. Gizli sarılık mikrobunu alan kişilerin bir kısmı bu mikrobu vücutlarında taşıyor ve başkalarına bulaştırıyor. Bu kişilere &#8220;taşıyıcı&#8221; deniliyor.</p>
<p>Taşıyıcı olmak dahi ilerde siroz ve karaciğer kanseri gelişmesi için yeterli oluyor. Üstelik taşıyıcı kişilerin virüsü başka kişilere de bulaştırması toplumun geleceği açısından büyük bir sorun oluşturuyor.</p>
<p>Gizli sarılık mikrobu, kan nakli,ortak enjektör kullanımı yada herhangi bir yolla kan teması, cinsel ilişki ve anneden bebeğe şeklinde yayılıyor.</p>
<p>Gizli sarılıkta ani başlayan hastalıkta en iyi tedavi, istirahat, dengeli ve yeterli beslenme. Günümüzde eski yanlış inançların aksine ,bir çok değişik ilaçlarla sarılığın tedavisi yapılıyor.</p>
<p>Gizli sarılıkta başlıca bulaşma , kan yoluyla olduğundan; kan yolu ile bulaşmaya yönelik önlemler alınmalı.</p>
<p>Bunun için kan bankalarında ,hastane ve Kızılay&#8217;da virüs taramaları yapılıyor. Ortak iğne ya da enjektör kullanımından kaçınılmalı. Ayrıca her şüpheli cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalı. Ailede sarılık geçiren kimse varsa ya da risk altındaki kişiler hekime başvurarak korunma sağlamalı.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/viral-hepatit-2.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/abdestbozanotu-pimpinella-saxisfrage.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/abdestbozanotu-pimpinella-saxisfrage.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:47:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/abdestbozanotu-pimpinella-saxisfrage.html</guid>
		<description><![CDATA[Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır.<em>Faydası :</em> Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. Çıbanın olgunlaşmasına yardım eder.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/abdestbozanotu-pimpinella-saxisfrage.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Acıağaç (kuvasya ağacı)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/aciagac-kuvasya-agaci.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/aciagac-kuvasya-agaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:47:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/aciagac-kuvasya-agaci.html</guid>
		<description><![CDATA[Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi &#8220;Quassine&#8221;dir. Çok acıdır.Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. Çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi &#8220;Quassine&#8221;dir. Çok acıdır.<em>Faydası :</em> İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını keser, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsak kurtlarını döker. Kanamaları durdurur. Haşarat kaçırıcı olarak da kullanılır. Fazla kullanılacak olursa; baş dönmesi, mide bulantısı ve kusma yapar.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/aciagac-kuvasya-agaci.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Acıbakla (termiye)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/acibakla-termiye.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/acibakla-termiye.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:47:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/acibakla-termiye.html</guid>
		<description><![CDATA[Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.Faydası : Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baklagillerden; otsu bir bitkidir. Acı taneleri kullanılır.<em>Faydası :</em> Besleyicidir. İdrar söktürür ve idrar yollarını temizler. Böbrek iltihabını giderir. Böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardımcı olur. Baş ağrılarını dindidir. Romatizma, lumbago ve siyatik ağrılarını keser. Albümin miktarını düşürür. Vücutta biriken tuzu atar.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/acibakla-termiye.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Acıçiğdem (güzçiğdemi)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/acicigdem-guzcigdemi.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/acicigdem-guzcigdemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:46:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/acicigdem-guzcigdemi.html</guid>
		<description><![CDATA[Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.Faydası : Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zambakgillerden; sonbahar aylarında çiçek açan, mor renkli, zehirli bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Hekimlikte haricen kullanılır.<em>Faydası :</em> Romatizma ve nikris tedavisinde kullanılır. Ancak zehirli olduğundan dikkatli olmak gerekir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/acicigdem-guzcigdemi.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Adaçayı (salvia officinalis)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/adacayi-salvia-officinalis.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/adacayi-salvia-officinalis.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:46:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/adacayi-salvia-officinalis.html</guid>
		<description><![CDATA[Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.Faydası : Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur.<em>Faydası :</em> Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/adacayi-salvia-officinalis.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Adamotu (köpekotu)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/adamotu-kopekotu.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/adamotu-kopekotu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:46:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/adamotu-kopekotu.html</guid>
		<description><![CDATA[Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde &#8220;Hyoscyamine&#8220;, &#8220;Hyoseine&#8221; ve &#8220;Atropine&#8221; vardır.Faydası : Şehvet artırıcıdır.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Patlıcangillerden; geniş yapraklı, fena kokulu bir bitkidir. Kökü, insan şeklini andırır. Bilhassa Antalya çevresinde yetişir. İçeriğinde &#8220;<em>Hyoscyamine</em>&#8220;, &#8220;<em>Hyoseine</em>&#8221; ve &#8220;<em>Atropine</em>&#8221; vardır.<em>Faydası :</em> Şehvet artırıcıdır.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/adamotu-kopekotu.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Adasoğanı (scille)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/adasogani-scille.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/adasogani-scille.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/adasogani-scille.html</guid>
		<description><![CDATA[Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde &#8220;Scillarena glikozidi&#8221; vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Zambakgillerden, bir çeşit bitkidir. Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Çiçekleri; yeşil ve beyaz damarlıdır. 2 kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Acı ve zehirlidir. 7,5 gram adasoğanı öldürebilir. İçeriğinde &#8220;Scillarena glikozidi&#8221; vardır. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Soğanın etli olan orta kısmı dilimlenerek kurutulur. Sonra dövülüp toz haline getirilir. Ev ilaçlarında çok dikkatli kullanılması gerekir.<em>Faydası :</em> İdrar söktürür. Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi&#8217;yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa &#8220;<em>Albüminüri</em>&#8221; yapar.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/adasogani-scille.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Ağaçkavunu (utruç)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/agackavunu-utruc.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/agackavunu-utruc.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/agackavunu-utruc.html</guid>
		<description><![CDATA[Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona benzer.Faydası : Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Turunçgillerden; yaprakları mavimsi pembe bir ağaçtır. Meyvesi; buruşuk kabuklu iri limona benzer.<em>Faydası :</em> Ferahlatıcı, serinletici ve kabızlık gidericidir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/agackavunu-utruc.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Ahlat (yaban armudu)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/ahlat-yaban-armudu.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/ahlat-yaban-armudu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/ahlat-yaban-armudu.html</guid>
		<description><![CDATA[Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.Faydası : Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülgillerden; kendi kendine yetişen ve üzerine armut aşılanan bir ağaçtır. Yemişi iyice olgunlaştıktan sonra yenir.<em>Faydası :</em> Meyveleri, ishal keser. Zehirli hayvan sokmalarında da filizleri dövülüp, konur.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/ahlat-yaban-armudu.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Ahududu (ağaççileği)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/ahududu-agaccilegi.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/ahududu-agaccilegi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/ahududu-agaccilegi.html</guid>
		<description><![CDATA[Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.Faydası : Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülgillerden; böğürtlen gibi çalı halinde, dikenli bir bitkidir. Kümeler halindedir. Kendiliğinden yetişir. Meyvesi duta benzer. Sarımtırak kırmızı portakal renginde, sulu ve güzel kokuludur. Meyvesi toplanıp, kurutulur. Reçel, şurup ve likör yapılır. Meyve olarak da yenir.<em>Faydası :</em> Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir. Romatizma, mafsal kireçlenmesi, nikris, boğaz, bademcik ve göz iltihaplarında kullanılır. Kansızlık ve veremde çok iyi bir gıdadır. Ateş&#8217;i düşürür. Üre ve şeker hastalarına da faydalıdır. Mide ülseri olanların kullanmamaları gerekir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/ahududu-agaccilegi.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Akasya (salkımağacı)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/akasya-salkimagaci.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/akasya-salkimagaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/akasya-salkimagaci.html</guid>
		<description><![CDATA[Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.Faydası : Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baklagillerden; bir çeşit süs ve gölge ağacıdır. Salkım çiçekli ve küçük yapraklıdır. Çiçekleri güzel kokar. Çiçekleri kullanılır.<em>Faydası :</em> Nefes darlığını giderir. Astımın şikayetlerini giderir.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/akasya-salkimagaci.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Akdiken (geyikdikeni)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/akdiken-geyikdikeni.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/akdiken-geyikdikeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:45:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/akdiken-geyikdikeni.html</guid>
		<description><![CDATA[Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup &#8220;Sirop de Nerprun&#8221; kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.Faydası : 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cehrigiller familyasından; 3-5 metre boyunda bir bitkidir. Meyveleri; siyah ve etkilidir. Hekimlikte; meyvelerinden yapılan şurup &#8220;<em>Sirop de Nerprun</em>&#8221; kullanılır. Ev ilaçlarında; kök ve kabuklarından yararlanılır.<em>Faydası :</em> 20 tane meyve yenecek olursa, şiddetli müshil tesiri gösterir ve kabızlığı giderir. Kaşıntıları da keser. Ancak, belirtilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Aksi halde, şiddetli karın ağrılarına sebep olur.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/akdiken-geyikdikeni.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Akhuşağacı (kayınağacı)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/akhusagaci-kayinagaci.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/akhusagaci-kayinagaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:44:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/akhusagaci-kayinagaci.html</guid>
		<description><![CDATA[Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.Faydası : İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kayıngillerden; nemli topraklarda yetişen bir ağaçtır. Meyveleri küçüktür. Yaprakları ilkbahar aylarında toplanıp kurutulur.<em>Faydası :</em> İdrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. Şişmanlamayı önler. Romatizma ağrılarını dinlendirir. Ayak kokularını keser. Saçları gürleştirir, kepekleri yok eder. Cilt hastalıklarını tedavi eder. Kalp kifayetsizliğinin sebep olduğu idrar tutukluğunu giderir. Vücutta biriken tuzu atar. Üremi ve albüminde faydalıdır.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/akhusagaci-kayinagaci.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
		<item>
		<title>Alıç (ekşimuşmula)</title>
		<link>http://www.tr-saglik.com/alic-eksimusmula.html</link>
		<comments>http://www.tr-saglik.com/alic-eksimusmula.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Nov 2008 19:44:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
	<category>Şifalı Bitkiler</category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tr-saglik.com/alic-eksimusmula.html</guid>
		<description><![CDATA[Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.Faydası : Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülgillerden; kırlarda yabani olarak yetişen bir ağaçtır. Meyveleri; küçük muşmulaya benzer, kırmızı renklidir. Tadı mayhoştur. Hekimlikte meyvesi kullanılır.<em>Faydası :</em> Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. Yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalıdır.
</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRSS>http://www.tr-saglik.com/alic-eksimusmula.html/feed/</wfw:commentRSS>
		</item>
	</channel>
</rss>
