Feb
20th

Türkiye’de taciz!

Yrd. Doç. Dr. Ergenekon, yaptığı açıklamada, “duygusal taciz” olarak ifade edilebilecek olan psikolojik ÅŸiddetin (mobbing), yıldırma, bastırma, sindirme, yok sayma, psikoterör veya soyut ÅŸiddet uygulamayı içerdiÄŸini söyledi.

Duygusal tacizin örgütsel çatışmanın, verimsizliğin ve motivasyon eksikliğinin kaynağı olarak görüldüğünü ifade eden Ergenekon, bu davranış biçiminin, çalışanlara üstleri, astları veya eşit düzeyde olanlar tarafından sistematik biçimde uygulanan her tür kötü muamele, tehdit, şiddet ve aşağılamayı da içerdiğini bildirdi.

Duygusal tacizin tüm Avrupa ülkelerinde yaygın görüldüğünü, şiddetinin ve sıklığının ülkeye, ülke kültürüne ve sektöre göre değiştiğini belirten Ergenekon, şöyle konuştu:

“Türkiye’de iÅŸ yerinde duygusal taciz Avrupa ülkelerine göre çok daha fazla yaÅŸanıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, çalışanların aynı iÅŸ yerinde uzun süre çalışmaları ve kıdem yükünün artması. Buna ihbar süreleri ve kullandırılmayan yıllık izinleri de eklediÄŸimizde oldukça yüksek meblaÄŸlarla karşılaşıyoruz.

Yıldırma, sindirme, aÅŸağılama, kısaca mobbing uygulayarak kiÅŸiyi istifaya zorlamak, bir yönetim biçimi olarak benimseniyor. İkinci nedeni ise ülkemizde hem kamu hem de özel sektörde yeni gelen yönetimin kendi adamlarını kadrolara yerleÅŸtirme isteÄŸi.”

Kurbanların yüzde 77’si kadın

Duygusal tacizin gündeme gelme açısından çok kısa bir geçmişe sahip olduğuna dikkati çeken Ergenekon, şöyle devam etti:

“Yöneticilerin çalışanlarla yaptıkları toplantılarda ‘filanca iÅŸ arama sitesine verdiÄŸimiz ilana ÅŸu kadar bin kiÅŸi baÅŸvurdu’ diyerek aba altından sopa gösterdikleri bir ortamda çalışanlar, her türlü tacize katlanmakta ve görmezden gelmektedirler. Her yaÅŸtan kiÅŸi, duygusal tacize uÄŸrayabiliyor. 25 yaşın altındaki ve 55 yaşın üzerindekiler daha çok tacize uÄŸrama riski taşıyor.”

Almanya’da yapılan bir araÅŸtırmaya göre, tipik tacizcinin 35-45 arası yaÅŸlarda erkek bir üst olduÄŸunu ve uzun süredir ÅŸirkette çalıştığını belirten Ergenekon, “AraÅŸtırmaya baktığımızda, erkeklerin yüzde 69 oranında kadınlara, kadınların ise yüzde 84 oranında kadınlara zorbalık yaptığını görüyoruz. Yani kadının diÅŸi, erkeÄŸe deÄŸil, kadına geçiyor, erkekle uÄŸraÅŸamıyorlar” dedi.

Uzun yıllar çalışma ortamlarının erkeklerin egemenliği atında olduğuna işaret eden Ergenekon, şunları kaydetti:

“Kurbanların yüzde 77’si kadındır. Kadınlar iÅŸ ortamına girdiÄŸinde, bir baÅŸka erkeÄŸin iÅŸine engel oluyormuÅŸ gibi algılanıyor. Erkekler kendi aralarında ‘Bir adam kendi evini, ailesini doyurur. O kadındır, sonuçta ona bakacak bir erkek vardır’ diye düşünüyorlar. Yani avlanan ilkel erkek, günümüzde dışarıda çalışan erkektir.

Kadın evde çocuk bakar, yemek pişirir, anne ve ev kadını olarak görev yapar diye düşünüyorlar. Ama çağımızda durum değişti.

Kadınlar, eskiden erkek iÅŸi olarak bilinen bazı iÅŸleri erkeklerden daha iyi yapabiliyorlar. Hatta erkeklerin de kendileri gibi yemek piÅŸirip, bebek bakmalarını istiyorlar. Erkekler ise böyle ÅŸeylerden hiç hoÅŸlanmıyorlar. Ayrıca ortamda bir tane bile kadın olsa, erkeklerin rahatı bozuluyor.Kadının aralarından gitmesi için uÄŸraşıyorlar. Bu tabii ki herkes için geçerli deÄŸil.”

Sadece iş yerinde ortaya çıkmıyor

Bir apartmanda, okulda veya mahallede birlikte yaşayan bir grup insanın, çok küçük de olsa olumlu ve olumsuz bazı farklılıklardan dolayı içlerinden birini kurban seçebildiklerini ifade eden Ergenekon, şöyle konuştu:

“Bu sadece iÅŸ yerinde ortaya çıkmıyor. Ancak iÅŸ yerinde insanlar haftanın en az 5 günü sabahtan akÅŸama kadar bir arada olduklarından, duygusal tacizin etkileri çalışan üzerinde çok daha etkili oluyor.

Düşünce ve inanç ayrılığından, kıskançlık ve cinsiyet ayrımına kadar her tür faktör duygusal tacize neden olabilmektedir.Mobbing süreci, çoÄŸu zaman kiÅŸisel bir kıskançlık veya güç gösterisi sebebiyle bir kiÅŸi veya bir grup tarafından baÅŸlatılabilir.”

Duygusal tacizin sadece üstlerden astlara yönelik gerçekleÅŸmediÄŸine dikkati çeken Ergenekon, “Astlar da birlik olarak, iÅŸ yerinden gitmesini istedikleri bir yöneticiye karşı mobbing uygulayabiliyor. Genelde terfi beklentisi olan astlar, hedefledikleri pozisyona ÅŸirket içinden veya özellikle dışarıdan biri geldiÄŸinde, bu kiÅŸinin hayatını zorlaÅŸtırmak için ellerinden geleni yapabiliyorlar” dedi.

Psikolojik etkileri

Duygusal tacize uğrayan kişinin bunu kimseyle paylaşamadığını ve asıl sorunun buradan kaynaklandığını belirten Ergenekon, mağdurun içe döndüğünü, kendinden şüphe ettiğini söyledi.

Ergenekon, bu nedenle kişinin yoğun depresyon yaşadığını ve sonrasında çeşitli hastalıklara kadar varan bir rahatsızlık oluştuğunu, çalışamayacak duruma gelen kurbanın işten ayrılmak zorunda kalabildiğini anlattı.

Cinsel taciz ve diÄŸer fiziksel ÅŸiddet olaylarıyla kıyaslandığında duygusal taciz davranışlarının “zararsız” gibi görünse de hedef alınan bireydeki etkilerinin psikolojik olarak yıkıcı olduÄŸuna hatta intiharla sonuçlanabildiÄŸine iÅŸaret eden Ergenekon, ilk bakışta birbirinden çok farklı görünen bu iki eylemin kurban seçilen kiÅŸi üzerinde aynı etkileri yaptığını kaydetti.

Tacize maruz kalan çalışanlar neler yapmalı?
Ergenekon, duygusal tacize uğrayan çalışanların yapması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Olayları, verileri, anlamsız emirleri ve uygulamaları yazılı olarak tarih, yer ve tanık kiÅŸilerin isimleriyle not etmeliler. Mobbingci ile açıkça konuÅŸmalı ve taciz edici söz ve davranışlarını durdurmasını istemeliler. Bu konuÅŸmayı yaparken yanlarında güvendikleri ve gerekirse tanıklık edebilecek birilerinin olmasına özen göstermeliler. DiÄŸer iÅŸ arkadaÅŸlarıyla bu durumu açıkça konuÅŸmalılar. BaÅŸkaları da aynı kiÅŸi tarafından taciz ediliyor olabilir. Böylece birlikte hareket edebilirler.

Bir sonraki aÅŸama tacizciyi baÄŸlı olduÄŸu tepe yöneticiye ve insan kaynaklarına rapor etmeleri. Bu raporda her ÅŸey tüm açıklığıyla anlatılmalı ve kanıtlar eklenmeli. Bu süreçte psikolojik ve tıbbi yardım alınması, hem kiÅŸiyi rahatlatacak hem de kanıt oluÅŸturacaktır. Bu aÅŸamaların ardından deÄŸiÅŸen hiçbir ÅŸey olmadıysa, iÅŸ arayışına girmeleri, yeni iÅŸ bulduktan sonra istifa etmeleri saÄŸlıkları açısından doÄŸru olacaktır.”

Duygusal tacizin her sektörde çok yaygın yaşandığını ifade eden Ergenekon, tacize uğrayan kişilerin en büyük engelinin tanık bulamamaları ve yasadaki boşluk olduğunu söyledi.

Duygusal tacize uÄŸrayanlar

Adapazarı’nda iÅŸe baÅŸladığı kuruluÅŸtan 15 günde ayrılmak zorunda kaldığını belirten B.T. (22), AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaÅŸadıklarının duygusal taciz olarak adlandırıldığının farkında olmadığını söyledi.

B.T, “Yeni girdiÄŸim iÅŸ yerinde eski bir çalışanın baskısıyla karşılaÅŸtım. EÄŸitimli ama tecrübesiz biri olarak, ilk günlerde öne çıkmam onu rahatsız etti. Bana karşı davranışları deÄŸiÅŸti. Hitap ederken kabalığı, aÅŸağılamaya kalkışı, birim yöneticisine hakkımdaki haksız ÅŸikayetleri beni iÅŸten soÄŸuttu. Eski bir çalışandan, baÅŸarılı olduÄŸum için gelen baskı nedeniyle 15′inci gün iÅŸten ayrıldım'’ dedi.

Bir firmada çalışan N.F. ile S.K. da aynı birimde çalıştıkları eski çalışanın baskılarına, birlikte hareket ederek karşı çıktıklarını belirttiler.

N.F. yaşadığı baskıyı şöyle anlattı:
“Aynı pozisyonda olmamıza raÄŸmen, sürekli öne çıkma gayretleri içinde beni ve arkadaşımı onun astıymışız gibi görüyordu. Firma yetkilisinin eÅŸiyle yakınlaÅŸarak, pozisyonunu saÄŸlama almaya çalışıyordu. Sürekli yanlış arıyor, bulduÄŸunu sanarak baskı oluÅŸturuyordu. O olmadan iÅŸlerin yürümeyeceÄŸi düşüncesini yayıyordu etrafa. Kendisini uyardım. Durum deÄŸiÅŸmese de onun niyetini anladığımızın farkında ÅŸimdi.”

S.K. ise yeni başladığı birimde, meslektaşı hemcinsinin gösterdiği tepkileri anlamakta zorluk çektiğini ve kendinden şüphelenmeye başladığını söyledi.

Üniversite eÄŸitimi almış biri olarak yaÅŸadıklarının duygusal taciz olarak tanımladığının farkında olmadığını anlatan S.K, “Bir kadının bir kadına bunları yapabileceÄŸini sanmazdım. Sürekli sinirlerimi bozmaya yönelik davranışlar içindeydi. Yaptığım iÅŸi sürekli eleÅŸtirip, öğretiyormuÅŸ gibi yapıp, bağırıp çağırıyordu.

Evime sinirlerim harap halde dönüyordum. DiÄŸer arkadaşım uyarınca her ÅŸeyin farkına vardım. Sorun bende sanıyordum. Aslında ondaymış. Biz birlikte hareket edince, biraz kendine çeki düzen verdi” diye konuÅŸtu.

Yorum yazmak icin lutfen giris yapiniz.